Bağ & Günen Hukuk Bürosu
Çalışma Saatleri

Pazartesi-Cuma : 09:00 -18:00

Bağ & Günen Hukuk Bürosu

i

Haberler

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 02/05/2019 tarihli ve 2019/125 sayılı kararı ile açık rıza olmaksızın yurtdışına veri aktarımı halinde, veri aktarımı yapılacak ülkede yeterli koruma bulunup bulunmadığının tespitinde uygulanacak kriterleri açıkladı. Karara göre ilgili ülkedeki karşılıklılık, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin mevzuat ve uygulama, bağımsız veri koruma otoritesinin varlığı, kişisel verilerin korunması ile ilgili uluslararası antlaşmalara taraf olma ile uluslararası kuruluşlara üye olmaya ek olarak ülkemizin üye olduğu küresel ve bölgesel örgütlere üye olma durumu ve ilgili ülke ile yürütülen ticaret hacmi de yeterli korumanın belirlenmesinde dikkate alınacaktır.Karşılıklılık Durumu İlgili ülkenin kişisel verilerin işlenmesine ilişkin mevzuatı ve uygulaması       

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.15/6 kapsamında Kişisel Verileri Koruma Kurul’unun kendisine yapılan şikayetler veya resen inceleme sonucunda Kanunun yaygın olarak ihlal edildiğini tespit etmesi halinde inceleme konusu ile ilgili olarak ilke kararı alma hakkı bulunmaktadır. Bu kapsamda Kurul’un ilk defa aldığı iki ilke kararı 25.1.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 2017/61 sayılı Karar ile hukuki dayanağı bulunmaksızın kişilerin iletişim bilgilerinin paylaşımını yapan internet siteleri ve mobil uygulamalar tarafından gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin derhal durdurulmasına karar verilmiştir. Kararda faaliyetin durdurulmadığının tespiti halinde erişimin engellenmesi için yetkili kurumlara başvuru yapılacağı ve verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunulacağı belirtilmiştir. Açıklanan

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca, veri sorumlularının Kanun’un 7. maddesi uyarınca verilerin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel verileri silme, yok etme veya anonim hale getirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna ilişkin usul veya esasların ise yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. Açıklanan kapsamda Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi Veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik Taslağı (“Yönetmelik”) yayımlandı. Yönetmelik kişisel verilerin silinme, yok edilme veya anonim hale getirilmesine ilişkin usul veya esasları düzenlemekte ve bundan sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiler hakkında uygulanmaktadır. I. Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi gereken haller Yukarıda belirtildiği

 Bilindiği üzere 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. 25.11.2014 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi (“ÇED”) Yönetmeliğinde (“ÇED Yönetmeliği”) bu süreçte uyulacak idari ve teknik usul ve esasları düzenlemektedir. 27 Mayıs 2017 tarihinde yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik Yönetmeliği”) ile ÇED Yönetmeliği’nde önemli değişiklik ve düzenlemeler yapılmıştır. Değişiklik Yönetmeliği ile incelendiğinde genel olarak rüzgar ve güneş enerjisi alanında ÇED sürecinin uygulanacağı projelerin kapsamının genişletildiği ve ayrıca ÇED başvuruları sonuçlanmadan teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına imkan

27/11/2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (“MÖHUK”) uyarınca tanıma davası açılarak yabancı ülkede verilen boşanma kararlarının Türkiye’de nüfus kütüğüne tescili sağlanabilmektedir. Bir başka ifadeyle, yabancı mahkeme tarafından verilen boşanma kararının Türk mahkemesince verilmiş bir ilam gibi nüfus kütüğüne tescili yapılabilecektir. Boşanma kararının tanınması talebiyle açılacak davanın olumlu sonuçlanabilmesi ise kararın MÖHUK’ta düzenlenen şartları taşımasına bağlıdır. Tanıma MÖHUK m.58’de düzenlenmektedir: “Tanıma MADDE 58 – (1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz. (2) İhtilâfsız kaza kararlarının

Giriş Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından hazırlanan Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelik Taslağı (“Yönetmelik”) kurumun web sitesinde yayımlanarak kamuoyunun görüşüne sunuldu[1]. Yapılan duyuruya göre ilgililer Yönetmelik hakkında görüş ve önerilerini 20.05.2017 tarihine kadar Kurum’a iletebilecekler. Bilindiği üzere, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca veri sorumluları, veri işlemeye başlamadan önce, Kurul tarafından belirlenen ve ilan edilen süre içinde Veri Sorumluları Siciline (“Sicil”) kaydolmak zorundadır. Bu kapsamda sicile kayıt usul ve esasları ile veri sorumlularının bu husustaki yükümlülüklerini düzenleyen Yönetmelik kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler için büyük öneme sahiptir. Zira Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde Kurul

Bilindiği üzere, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesi ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) uyarınca kurulu gücü bir megavata kadar olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri önlisans ve lisans alma ile şirket kurma yükümlülüğünden muaf olarak kurulabilmektedir. Yönetmeliğin 7. maddesinde ise 10 kW’a kadar tip proje hazırlanması uygun görülen üretim tesislerine ilişkin başvuru ve ihtiyaç fazlası enerjinin değerlendirilmesinde izlenecek usul ve esaslar ile Bağlantı Anlaşması Çağrı Mektubu formatının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Açıklanan kapsamda, EPDK, 10.04.2017 tarihli duyurusu ile “Elektrik Piyasasında Tüketim Tesisi ile Aynı Ölçüm Noktasından Bağlı ve Güneş Enerjisine Dayalı Üretim

29.04.2017 tarih ve 30052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 690 sayılı KHK ile 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nunda önemli bir değişiklik yapılmıştır. Kanuna eklenen 27/A maddesi ile yabancı ülkelerde verilen boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya mevcut olup olmadığına yönelik kararların gerekli şartları taşıması ve tarafların birlikte başvuru yapmaları halinde nüfus kütüğüne tescil edilmesi imkanı getirilmiştir. Bu doğrultuda tanıma davası açılmaksızın kararlar nüfus kütüğüne tescil edilebilecektir. Maddenin uygulanmasına ilişkin detaylar Bakanlık tarafından çıkarılacak Yönetmelikle belirlenecektir. Kanuna eklenen 27/A maddesi aşağıdaki gibidir: “Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen boşanma kararlarının nüfus kütüğüne tescili MADDE 27/A – (1) Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına,

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, Ocak 2017’de Resmi Gazete’de yürürlüğü girdi ve fikri haklar alanında pek çok değişiklik getirdi. Bunlardan biri de çalışan buluşları açısından getirilen yenilikler oldu. Buluşlar üzerindeki haklar, işveren ve çalışan arasında sıklıkla dava konusu olmakta ve 551 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname zaman zaman bu konuda eksik kalmaktaydı, mevcut eksiklikler ilgili kanunlar ve içtihat ile tamamlanmaya çalışılmaktaydı. Yeni kanun ile tarafların haklarının daha net bir şekilde korunması hedeflenmektedir. İşbu bilgi notumuzda, yeni kanun ile çalışan buluşları açısından getirilen yeniliklerden bahsedilecek olup, konuyu daha anlaşılabilir hale getirmek için öncelikle hizmet buluşu – serbest buluş ayrımına değinilecektir.   “Çalışanın, bir işletme veya